@ankr,
sanırım upuzun bir cevabın olması gerektiği bir soru sordunuz (tam emin değilim tabi) birde belirtiler önemlidir illaki , orası sizin ve doktorun arasında olan ve müdahale edemeyeceğim bir durum sanırım. Fakat ben hep okuduklarımdan ve tecrübemden şunları söyleyebilirim.
*** yapılan iyi bir şey her zaman iyidir. (iyilik yap denize at, balık bilmezse ğalık bilir) ama benden "sizde ne yaptınız da hayatınızdan lezzet almaya başladınız?" gibi bir soru soruyor veya bu sorunun cevabını arıyorsanız emin olmamakla birlikte sanırım şunu tavsiye edebilirim.
evet iyilik yapmak güzel ama istikrar yani devamlılık bunda daha fazla etki yapmış olabilir belki. Allah az da olsa ibadetin devamlı olanını sever denmiş (biryerlerde böyle okudum uzun yıllardan beri).
*** bazı durumlarda sabır gerekebilir. Mesela siz olumsuz bir şey yaşıyorsunuzdur. Kendinizce gerekli her şeyi yapmış olduğunuzu düşünüyorsunuz ve ama yine de sonuç sizin beklediğiniz sizin istediğiniz gibi olmamıştır. böyle bir tablo varsa bence isteklerinizi Allah'a iletmede sebat etmeli hatta daha çok istemelisinizdir. Benim fikrim budur.
ayrıntı (sizin sorduğunuzu tahmin ettiğim detaylar) : ya ben ilköğretimde okulumu derece ile bitirdim. lgs sonuçlarına göre okul birincisi idim tabi böyle olunca merkez anadolu liselerinden birine yerleştim (Devlet okulu y. dille öğretim yapan resmi liseler). önceliğindede bursla özel bir kurumdan eğiitm bursu kazanmıştım. hazırlığını yapacağım lise ye giriş için.
neyse. dediğim gibi herşeyi anlatmak mümkün değil. Ancak o yıl ben o özel kurumda ki bazı öğrencilere karşı kendimde bir farklılık hissetmiştim. sanki onlardan bazısı benden biraz farklı gibi dedim. dediğim liseyi kazanınca oraya gelenlerin tamamı benden zengin, ekonomik açıdan varlıklı ailelerin çocukları idi. malesef aralarında kaynaşamadım. hep yalnız kaldım. ama yinede çok çalışıyordum. özellikle hazırlık sınıfında belirttiğim üzere çok çalışmıştım.
hazırlık sınıfında 24 saat ingilizce + 4 saat türkçe dil dersi vardı. yani aslında temel 2 ders vardı. ancak lise 1 de böyle değildi. 13 14 tane farklı ders olştu ve ben başka farklılıkklarla birlikte hepsinin üstesinden gelemedim. zaten ruhen yalnızdım ki hatta hiç arkadaşım olmuyordu çok üzülüyordum ama kimse ne benimle arkadaş olmak istiyordu ne de ben bu konuda bir türlü başarılı olamıyordum.
hazırlık sınıfında iken ayrıca bu sosyal ilişkileri hep okula gitmeden önce şöyle yapacağım böyle yapacağım diye planlayıp gidiyordum ama hiçbir gün hiçbir planım planladığım gibi çıkmıyordu. Buda sonuç olarak çok mutsuz ediyordu beni. lise 1 de hazırlıkta büyük eforla çalıştığım ingilizce dersine bir de başka sebepler eklenince 8 saatlik ingilzce dersinden sanırım 5 üzerinden 3 ile geçmiştim (1. dönem sonu.) Bu arkadaşlarımın yani dersteki hallerine göre beni tanıyanların dahi sanki "aaa kar& yağmura ne oldu niye böyle oldu bu kesinlikle teşekkür dahi alamaz" gibi düşüncelerin peyda olmasına yol açtı nitekim öyle de oldu.
mutsuzluk had safhadaydı. okul ise bangır bangır yoluna devam ediyordu bu metropolde bu okul tanınan bilinen bir okuldu.
neyse ben bir hafta okula gitmedim hastalanmıştım (ek ayrıntı çok fazla kilo vermiştim hatta anoreksiya olmuştum sanırım hayati risk varmıydı çok net hatırlamıyorum fakat bu kilo verme üzüntüden dolayı zayıflama gözle rahatça görülür bir farklılık oluşturmuştu. çok mutsuzdum ve yemek yiyemiyor hatta meyve suyu dahi içemiyordum, bu durum kar&yağmura ne oldu dedirtiyordu rahatça)) ve beni hastaneye götürlüler babam beni yatırdı. o gün bana bir bakış attı ki onu hayatımda unutmam. sanki bana "oğlum galiba birşeyleri kaybettin" gibi hissettirmişti.
yani 2 hafta hastanede yattım. ama ilk gün ben niye burdayım burası neresi vs ne olduğunu anlamamıştım bile. ben zaten 14 -15 yaşarındayım o zaman.
babam beni her gün ziyarete geliyordu zaman zaman annem de geliyordu. Ekt de yapılıyordu ve hatırladığım her akşam kalçama iğne de yapılıyordu. Ekt ise doğrudan yapılmaktaydı.
hastaneden çıktığımda ekt nedeni ile hafızam biraz körelmişti. birşeyler mazide kalmış sanki onları hayal meyal hatırlıyorum gibiydi. bir haftada sadece evde geçirdim sanırım.
**********************
diğer ayrıntılar: bildiğim birkaç ayet nedeni ile yaşananları tam olarak sebebini bilmiyor olsam bile temel olarak kendime kesiyorum faturayı desem sanırım doğru olur.
Çünkü Allah bir ayette şöyle demiştir. "إن الله لا يظلم ناس شياً و لاكن ناس انفسهم يظلمون " (yani meali: "Gerçekten Allah insanlara zulmetmez , lakin insanların kendileri nefislerine zulmeder"
böyle diyor. Şu ayetin Arapçası aklımda değil ancak mealen şöyle diyor
"başınıza gelenler yapıp ettikleriniz yüzündendir."
yinede bir zamanlar namaz kıldığını da bildiğim bir piskiyatriste böyle düşündüğümü anlatınca o bana "sevgili kar & yağmur, sen böyle söylüyorsun ancak peygamberlere de belalar ve dertler isabet eder hatta bildiğim kadarı ile dertlerin belaların büyüğü peygamberlere isabet eder, fakat onlar suçlu değillerdir ,peygamberler masumdur" demişti.
böyle olunca biraz dengede kalıyorum galiba.
Tabi Allah'a her zaman dua etmek gerekli ,O'nunla iletişim halinde olmak yani. şu halde yüce allah namaz , oruç zekat gibi güzel vazifeleri bizlere bir yandan farz görev olarak tayin etmiş diğer yandan bunlar dua etmek için bence anahtar kilit vazifeler.
birçok şeyi bu başlıkta anlattım paylaştım sanırım.
vesselam.