Mayıs 2018 Güncel:
______
Merhaba
ben Antalyanın Alanya ilçesinde yaşıyorum.
16 ay önce burada bulunan özel Başkent Üniversitesi Hastanesine göğüs ağrısı şikayeti ile gittim. Acilde ekg yapıldıktan sonra doktor kas gevşetici iğne yapılacağını ve göğüse merhem sürüleceğini söyledi.
İğneye pek sıcak bakmadım. Doktora iğneye gerek olmadığını sadece merhem sürülmesini istedim. Doktor ise bana iğnenin daha etkili olacağını söyleyerek iğne yapmalarına izin verdim.
Orada çalışan erkek hemşire yada pratisyen iğneyi hazırlayıp sağ kalçamdan iğneyi yaptı. İğne girdiği anda bacağım kasıldı ve 2 dakika içerisinde sağ ayağımı oynatamadığımı fark ettim. İğneyi yapan çocuğa söyledim. Orada bulunan başka doktor gelip yattığım yerde eliyle ayağıma dokunup birşeyin yok kalk yürü diyerek beni ayağa kaldırdı. Ayağa kalktım ama üstüne basamadım. Sanki yumuşak bir zemine basıyormuşum gibi hissettim.
Doktor beni tekrar yatırdı ve eline iğne alarak acıyor mu diyerek ayağıma batırmaya başladı. Doktor yalan söylemediğimi anlayıp serum içine ilaçlar karıştırarak sarı bir serum taktılar.
Nöroloji doktoru geldi kontrol etti ve ertesi gün emg için randevu verdi. Akşam üstü saat 19:00 gibi yürüyerek girdiğim hastaneden gece 00:00 gibi sekerek çıktım ve orada bulunan gerek doktorlar olsun gerek iğneyi yapan pratisyen olsun bir Allah ın kuluna ağzımı açıp ne bir kötü laf söyledim ne de bağırdım çağırdım. Sessizce hastaneden ayrıldım.
Ertesi gün emg yapıldı ve enjeksiyon sonrası siyatik sinir (lezyonu) yaralanması tanısı koydu. Ayağımı hissetmiyorum hareket yok, his yok.
Bu 16 ay içerisinde belli aralıklarla toplamda 3 ay fizik tedavi gördüm. Baston kullanmaya başladım. Arkasından demirli ayakkabı yapıldı. Ayakkabı sayesinde dengeyi sağlamaya başladığımda bastonun teke düşürdüm. Şu anda afo kullanıyorum.
Tabiki bu süre içerisinde doktor ve iğneyi yapan çocuktan şikayetçi oldum. Ceza mahkemesi halen devam etmekte. 13 Mayısta 6. duruşma ve karar duruşması olacak.
İşin tuhaf yanı ise ağrılarım olduğu için o hastanede ağrı doktoruna gönderdiler ve danışmada bulunan şahıs benden 100 tl. muayene ücreti istedi. Hastaneyi ayağa kaldırdım. Başhekim kendi havasında umursamaz tavırları (ve beni odasından kovması da cabası) ile beni terslemesi anormal davranışlarıyla beni çileden çıkardı. Neyse ki 50 tl. muayene ücreti verdim ve karşılığında mahkemeye vermek için ödediğime dair fatura aldım.
Ağrı doktoru antidepresana başlattı. 10 mg. dan başlayarak kontrollü ve düzenli bir şekilde yavaş yavaş dozunu arttırdı. Şuanda 150 mg. kullanıyorum.
Alanya Devlet Hastanesinde heyete girdim ve %38 gibi komik bir rakam yazıldı. Mahkeme raporların hepsini İstanbul Adli Tıpa gönderdi. 3 ay sonunda gelen sonuç iğne yapımında kusur olmadığını belirten bir sonuç çıkardılar. Alanya Devlet Hastanesinden verdikleri %38 lik rapora itirazda bulundum. Manavgata sevkimi çıkardılar ve manavgatta tekrar heyete aldılar. Oradan çıkan raporla Antalya Araştırma Hastanesine gönderdiler ve orada da heyete aldılar. Orada %40 sürekli olduğunu ve otomatik vites özel tertibatlı H sınıfı ehliyet kullanır diye raporlar aldım
. B ehliyetim vardı tekrar sürücü kursuna kayıt oldum ve sadece direksiyon sınavına girerek H ehliyetimi aldım. Şuanda engelli sıfatındayım. Engelli kimliğimi, engelli otobüs kartımı ve engelli ehliyetimi aldım.
Antalya il sağlık müdürlüğüne hastaneyi şikayet etmek için gittiğimde ise müdür yardımcısı sıfatında bulunan karaktersiz ve kişiliksiz mahlukatın bana özel hastanede çalışan doktorlar bizim himayemiz altına girmiyor demesi benim filmleri kopardı. Ya bu nasıl birşeydir, bu nasıl bir insanlık, bu nasıl bir adalet. Biz öyle bir ülkede yaşıyoruz ki adaletin olmadığı, olan adaletin ise çok geç ve abartılı bir şekilde geldiği ve haklıların haksız duruma düştüğü Türkiye de yaşıyoruz.
Ben çalışamıyorum. Bacağım eridi incecik kaldı. Beni bu hale sokan o şahıslar ise hala o hastanede çalışıyor olmaları çok zoruma gidiyor. Onlara hiç birşey olmadı sadece olan bana oldu. İşsiz kaldım, anti depresan kullanıyorum, kafamı yastıktan kaldıramıyorum. Maddi ve manevi çöküntü içerisindeyim.
Siz siz olun kesinlikle bir yerleriniz ağrıyor diye ağrı kesici yada kas gevşetici iğne sakın vurdurmayın. Ağrı kesici ilaç kullanın sadece ağız yoluyla ilacınızı alın. Allah kimseyi dara sokmasın. Allah kimsenin başına vermesin.
Teşekkür ederim.
Saygılar hayırlı günler.
Yargıtaydan ceza almaları yönünde bir sonuç cıktı bir sonuç daha çıkacak ama cezayı kazandım bu ay içerisinde de inşallah diğer davayı baslatiyorum
Başlığı 16 ay olmuşken atmışım şuanda 4 sene oldu durum aynı
______
Merhaba
ben Antalyanın Alanya ilçesinde yaşıyorum.
16 ay önce burada bulunan özel Başkent Üniversitesi Hastanesine göğüs ağrısı şikayeti ile gittim. Acilde ekg yapıldıktan sonra doktor kas gevşetici iğne yapılacağını ve göğüse merhem sürüleceğini söyledi.
İğneye pek sıcak bakmadım. Doktora iğneye gerek olmadığını sadece merhem sürülmesini istedim. Doktor ise bana iğnenin daha etkili olacağını söyleyerek iğne yapmalarına izin verdim.
Orada çalışan erkek hemşire yada pratisyen iğneyi hazırlayıp sağ kalçamdan iğneyi yaptı. İğne girdiği anda bacağım kasıldı ve 2 dakika içerisinde sağ ayağımı oynatamadığımı fark ettim. İğneyi yapan çocuğa söyledim. Orada bulunan başka doktor gelip yattığım yerde eliyle ayağıma dokunup birşeyin yok kalk yürü diyerek beni ayağa kaldırdı. Ayağa kalktım ama üstüne basamadım. Sanki yumuşak bir zemine basıyormuşum gibi hissettim.
Doktor beni tekrar yatırdı ve eline iğne alarak acıyor mu diyerek ayağıma batırmaya başladı. Doktor yalan söylemediğimi anlayıp serum içine ilaçlar karıştırarak sarı bir serum taktılar.
Nöroloji doktoru geldi kontrol etti ve ertesi gün emg için randevu verdi. Akşam üstü saat 19:00 gibi yürüyerek girdiğim hastaneden gece 00:00 gibi sekerek çıktım ve orada bulunan gerek doktorlar olsun gerek iğneyi yapan pratisyen olsun bir Allah ın kuluna ağzımı açıp ne bir kötü laf söyledim ne de bağırdım çağırdım. Sessizce hastaneden ayrıldım.
Ertesi gün emg yapıldı ve enjeksiyon sonrası siyatik sinir (lezyonu) yaralanması tanısı koydu. Ayağımı hissetmiyorum hareket yok, his yok.
Bu 16 ay içerisinde belli aralıklarla toplamda 3 ay fizik tedavi gördüm. Baston kullanmaya başladım. Arkasından demirli ayakkabı yapıldı. Ayakkabı sayesinde dengeyi sağlamaya başladığımda bastonun teke düşürdüm. Şu anda afo kullanıyorum.
Tabiki bu süre içerisinde doktor ve iğneyi yapan çocuktan şikayetçi oldum. Ceza mahkemesi halen devam etmekte. 13 Mayısta 6. duruşma ve karar duruşması olacak.
İşin tuhaf yanı ise ağrılarım olduğu için o hastanede ağrı doktoruna gönderdiler ve danışmada bulunan şahıs benden 100 tl. muayene ücreti istedi. Hastaneyi ayağa kaldırdım. Başhekim kendi havasında umursamaz tavırları (ve beni odasından kovması da cabası) ile beni terslemesi anormal davranışlarıyla beni çileden çıkardı. Neyse ki 50 tl. muayene ücreti verdim ve karşılığında mahkemeye vermek için ödediğime dair fatura aldım.
Ağrı doktoru antidepresana başlattı. 10 mg. dan başlayarak kontrollü ve düzenli bir şekilde yavaş yavaş dozunu arttırdı. Şuanda 150 mg. kullanıyorum.
Alanya Devlet Hastanesinde heyete girdim ve %38 gibi komik bir rakam yazıldı. Mahkeme raporların hepsini İstanbul Adli Tıpa gönderdi. 3 ay sonunda gelen sonuç iğne yapımında kusur olmadığını belirten bir sonuç çıkardılar. Alanya Devlet Hastanesinden verdikleri %38 lik rapora itirazda bulundum. Manavgata sevkimi çıkardılar ve manavgatta tekrar heyete aldılar. Oradan çıkan raporla Antalya Araştırma Hastanesine gönderdiler ve orada da heyete aldılar. Orada %40 sürekli olduğunu ve otomatik vites özel tertibatlı H sınıfı ehliyet kullanır diye raporlar aldım
. B ehliyetim vardı tekrar sürücü kursuna kayıt oldum ve sadece direksiyon sınavına girerek H ehliyetimi aldım. Şuanda engelli sıfatındayım. Engelli kimliğimi, engelli otobüs kartımı ve engelli ehliyetimi aldım.
Antalya il sağlık müdürlüğüne hastaneyi şikayet etmek için gittiğimde ise müdür yardımcısı sıfatında bulunan karaktersiz ve kişiliksiz mahlukatın bana özel hastanede çalışan doktorlar bizim himayemiz altına girmiyor demesi benim filmleri kopardı. Ya bu nasıl birşeydir, bu nasıl bir insanlık, bu nasıl bir adalet. Biz öyle bir ülkede yaşıyoruz ki adaletin olmadığı, olan adaletin ise çok geç ve abartılı bir şekilde geldiği ve haklıların haksız duruma düştüğü Türkiye de yaşıyoruz.
Ben çalışamıyorum. Bacağım eridi incecik kaldı. Beni bu hale sokan o şahıslar ise hala o hastanede çalışıyor olmaları çok zoruma gidiyor. Onlara hiç birşey olmadı sadece olan bana oldu. İşsiz kaldım, anti depresan kullanıyorum, kafamı yastıktan kaldıramıyorum. Maddi ve manevi çöküntü içerisindeyim.
Siz siz olun kesinlikle bir yerleriniz ağrıyor diye ağrı kesici yada kas gevşetici iğne sakın vurdurmayın. Ağrı kesici ilaç kullanın sadece ağız yoluyla ilacınızı alın. Allah kimseyi dara sokmasın. Allah kimsenin başına vermesin.
Teşekkür ederim.
Saygılar hayırlı günler.